force in - Türkçe İngilizce Sözlük

force in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"force in" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
force in f. zorla içine doğru itmek
force in f. -e zorla sığdırmak
force in f. '-e tıkmak
force in f. -e zorla sokmak
force in f. zorla içine itmek
force in f. -e zorla dahil etmek
force in f. zorla araya sokmak

"force in" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 89 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the law in force i. yürürlükteki yasa
in-extremis force i. rehine kurtarma operasyonları gibi zor durumlarda nihai çare olarak kullanılan askeri kuvvet
the legislation in force i. yürürlükteki mevzuat
put in force f. yerine getirmek
be in force f. yürürlükte olmak
be in force f. hükmü olmak
remain in force f. yürürlükte kalmak
enter in force f. yürürlüğe girmek
come in force f. yürürlüğe girmek
be in force f. yürürlükte bulunmak
in force s. yürürlükte
in force s. geçer
in force s. cari
in force s. geçerli
in force zf. bütün kuvvetiyle
in force zf. büyük kuvvetlerle
in force zf. tüm gücüyle
in force zf. bütün gücüyle
rif (reduction in force) kısalt. kadro kısıntısı
rif (reduction in force) kısalt. kuvvet indirimi
Öbek Fiiller
force (someone or something) in f. (birini/bir şeyi) ezerek sokmak
force (someone or something) in f. (birini/bir şeyi) zorla bir yere sokmak
force (someone or something) in f. (birini/bir şeyi) bir yere dürtmek
force (someone or something) in f. (birini/bir şeyi) bir yere girmeye zorlamak
force (someone or something) in f. (birini/bir şeyi) bir yere tıkmak
force (someone or something) in f. (birini/bir şeyi) bir yere sokuşturmak
Deyim
come out in force f. güruh halinde gelmek
attack in force f. güruh halinde saldırmak
come in full force f. tam kadro gelmek
be out in force f. hepsi/tümüyle orada olmak
be out in force f. tam kadro bulunmak/gelmek
be out in force f. tüm güçleriyle orada olmak
put in force f. onaylanmış olmak
put in force f. yürürlüğe sokmak
put in force f. onaylamak
put in force f. yürürlüğe sokulmak
in full force expr. tam kadro
out in force expr. tam kadro
out in force expr. birlik halinde
out in force expr. ordu gibi
out in force expr. güruh halinde
out in force expr. hepsi/tümüyle (orada)
out in force expr. tüm güçleriyle (orada)
edimgiafap (every day in middle georgia is air force appreciation day) kısalt. orta georgia'da her gün hava kuvvetlerine/silahlı kuvvetlere şükran günüdür
edimgiafap (every day in middle georgia is air force appreciation day) kısalt. robins hava üssüne komşu olan warner robins, georgia'da bir motto olarak kullanılan ifade
Ticaret/Ekonomi
contract in force i. yürürlükte olan sözleşme
reduction-in-force i. kadro kısıntısı
reduction-in-force i. eleman sayısının azaltılması
reduction in-force i. eleman çıkarma
reduction in-force i. kadro azaltması
reduction in-force i. tenkisat
reduction in-force i. kadro kısıntısı
not in labour force i. işgücüne dahil olmayanlar
be law in force f. yürülükte olmak
in force s. yürürlükte bulunan
Hukuk
in full force and effect i. tam olarak yürürlükte
law in force i. meri hukuk
legislation in force i. meri hukuk
retaining in force i. yürürlükte tutma
the law in force i. yürürlükteki kanun
legislation in force i. meri mevzuat
law in force i. yürürlükteki hukuk
patents in force i. yürürlükteki patentler
enter in force f. meriyete girmek
enter in force f. yürürlüğe girmek
remain in force f. geçerli kalmak
be in force f. yürürlükte olmak
retain in force f. yürürlükte tutmak
Siyasal
entering in force i. yürürlüğe girme
Sigortacılık
contract in force i. yürürlükte olan sözleşme
policy being in force i. geçerli olan poliçe
Bilgisayar
force sign in expr. kaydolmaya zorla
Gıda
being in force s. yürülükte olan
being in force s. yürürlükte olan
Askeri
reconnaissance in force i. cebri keşif
reconnaissance in force i. büyük kuvvetle hücum
reduction in force i. kuvvet indirimi
reconnoissance in force i. büyük kuvvetle hücum
reconnoissance in force i. cebri keşif
women in the air force (waf) i. kadınların abd hava kuvvetleri'nde görev yapmasını sağlayan bir program
in-place force i. bölgesel güç
in-place force i. muharip komutanının yetki alanında bulunan kuvvet
in-place force i. kuzey atlantik antlaşması örgütü
in-place force i. nato
in-place force i. bölgesel kuvvet
in force zf. tam kuvvetle
waf (women in the air force) kısalt. kadınların abd hava kuvvetleri'nde görev yapmasını sağlayan bir program
Kısaltma
nzefip (new zealand expeditionary force in the pacific) i. yeni zelanda pasifik seferi gücü
Osmanlıca
in force s. mer'i